Trendler bir gecede değişmez. Potansiyelini katlayarak açığa çıkar.
Kâğıdı katlayan herkes, dünyayı farklı görmeye başlayabilir. Düz bir yüzey bir forma dönüşür. Bir mekâna dönüşür. Bir fikre dönüşür. Yeni bakış açıları ortaya çıkar. Tasarım için yeni olasılıklar açılır.
EN/FOLD, oyunbaz bir ciddiyet ile yaratıcı enerjinin buluşmasıdır. Bir tür düşünce origamisi. Potansiyelin kilidini açmak isteyenler için tasarlandı ve hayal edildi. EN/FOLD, ani değişimden değil evrimden yana durur. Trendleri alır, ileri taşır. Etkilerini yeniden yorumlar, yeni biçimlerde görünür kılar. Japonca “EN” kelimesi, etkileşimle hayat bulan insan ve nesne arasındaki bağları ifade eder. “FOLD” ise dönüşümün hareketini anlatır. Düz bir kâğıttan yaşam dolu bir mekâna. EN/FOLD, mekânı açar ve etkisini büyütür.
Bu bakış açısıyla Interprint, çağımızın megatrendlerini keşfeder. Tercüme eder. Yorumlar. Geliştirir. Açığa çıkarır. EN/FOLD, üç farklı ve yaratıcı yaşam dünyasıyla başlar.
NeoRomantic
Özlem üzerine bir şiir
Dün ile bugün arasında hayat nasıl bir şekil alır—özellikle de dijital yoğunluğa karşı denge kurmak gerektiğinde? Çok sıcak. Derinlemesine duygusal. Duyulara dokunan.
Yumuşak geçişler, duygusal dokular, karakterli ahşaplar ve floral dokunuşlar; mekânları atmosferik, neredeyse edebi sahnelere dönüştürür. Bridgerton dünyasından, düşsel aşk hikâyelerinden ve her şeyin romantizm ve fantezi etrafında döndüğü BookTok topluluğundan ilham alır. Bir dokunuş romantizm. Bir parça melankoli. Ve arada saf nostalji.
Duygu, işlevden önce gelir. NeoRomantic anlam yaratır ve modern dijital yalnızlığa karşı durur. Geri çekilmek, varmak ve kendini evinde hissetmekle ilgilidir.
Ella Ash, Harvest Oak, Prisma, Calestia, Calypso Oak ve Coprix gibi Interprint dekorları bu NeoRomantic ruh halini kusursuz şekilde yakalar; atmosfer kurar ve doğru duyguyu açığa çıkarır. Bir şiirdeki kafiye gibi. Bir romanın mutlu sonu gibi.
Prime Time
İyi yaşa. Anlamla yaşa.
Sağlık, kimliğin yeni ifadesidir. Beden bir projedir. İyi olma hâli, kim olduğumuzun bir parçasıdır. Ve yaşam alanları da buna eşlik eder. Günlük cilt bakımı bir ritüele dönüşür. Uyku bir bilime dönüşür. Mekânlar kişisel iyi yaşam alanlarına evrilir. Temiz ve net. Ama asla soğuk ya da klinik değil. Boşluktan değil, niyetten doğan bir dinginlik.
Her yüzey özenle seçilir. Her malzeme bilinçlidir. Hiçbir şey tesadüfe bırakılmaz. Fonksiyon ile sıcaklık buluşur. Odak. Canlılık. Disiplin. Artık insanlar sadece sağlıklarına yatırım yapmıyor. Daha bilinçli bir yaşam arzusunu duvarlara, iç mekânlara, hatta mutfak yüzeylerine taşıyor. Sağlık ve uzun ömür, yeni statü göstergeleri. Fiziksel olarak güçlü, zihinsel olarak keskin kalmak.
Silver Oak, Vertis, Tamana Oak, GeoLine ve Laguna Stone gibi taş ve ahşap dekorlar, Prime Time’ın sağlıklı ve yenileyici estetiğini yansıtır. Hissedilebilen dokular. Odakta sürdürülebilir ve bilinçli malzemeler. Gelecek, sürdürülebilirlik arzusuyla şekilleniyor. Sağlıklı bir düşünce.
The Grand
Dram zamanı, Bebeğim!
Zamanın ruhu net: İç mekân tasarımında ihtişam geri döndü ve güçlü bir iz bırakıyor. Yıllar süren minimalizm ve sadeleşmenin ardından yeni bir arzu yükseliyor. Giderek daha fazla insan, evinin gün içinde adım attığı en iyi yer olmasını istiyor. Zengin. Sıcak. Yaşayan. İnsanlar, kapıdan içeri girdikleri anda karşılık veren mekânların hayalini kuruyor.
Taviz yerine keyif öne çıkıyor. Hafiflik yerine ağırlık. Bunu malzemelerde hissedersin. Derin, canlı koyu ahşaplar. Gücü ve varlığı hissedilen taşlar. Gerçek karaktere sahip yüzeyler. Kendi en iyi hâlini yaşama arzusu giderek büyüyor ve mekânların bunu yansıtmalı. Kimlik, bilinçli ve anlamlı iç mekân seçimleriyle şekillenir.
Atmosfer dramatik ama bir o kadar kişisel. Grace Walnut, Midnight, Calx Stone, Merlot Oak ve Pure Oak gibi Interprint dekorları mekânı yükseltir ve tanımlar. Cesur ama özgün. Giderek tek tipleşen bir dünyada The Grand, olağanüstü olana kapıyı aralar. The Grand’e hoş geldin. Keyfini çıkar!